Akın Arslan, 18 Mayıs 2008Altın Yumurtlayan Tavuğu Kesmek...
Bir adam neden elindeki altın yumurtlayan tavuğu kesmek ister?
Onu böyle bir eyleme sevk eden içinde bulunduğu durumu aşağıdaki şekillerde analiz edebiliriz:
1. Sabırsızdır ve tavuğu keserek biran önce içindeki bütün altınları topluca almak ister,
2. Onun için altının ...
Akın Arslan, 18 Mayıs 2008Beni hala kişiselleştirmediniz, yola nasıl devam edebileceğinizi düşünüyorsunuz?
Kişiselleştirme uygulamalarının tarihi sadece yakın geçmişimizle sınırlı değildir. İnsanoğlu, bireysel beklentilerini analiz etmeye başladığından bu yana kişiselleştirmenin, ilişkilerin geliştirilmesinde ne kadar önemli bir güç olduğu gerçeğini keşfetmiştir. Herkes hatırlanmak, ayırt edilmek, özel olduğunu ve kendisine değer verildiğini hissetmek, bireysel olarak bizzat ilgilenilmek ister. ...
Akın Arslan, 18 Mayıs 2008Kalite markayı yaratır; peki ya kalitesizlik?
Defalarca seyretseniz de doyamadığınız kaç film var? Hangi melodiyi yıllar sonra ilk günkü heyecanla mırıldanmaya devam edebiliyorsunuz? Şimdiye kadar okuduğunuz romanların içinden kaç kahramanın ismini hala hatırlayabiliyorsunuz? Dondurma veya tatlı almak için yolunuzu kilometrelerce uzattığınız oldu mu? Gözünüz kapalı ürününü alabileceğiniz kaç marka var? ...
Akın Arslan, 18 Mayıs 2008Kalite ve Gerçek Performans
Çoğu kurum ve kuruluş “kalite”nin ne olduğunu henüz anlayamadan Toplam Kaliteden mucizeler beklemeye başladı. Toplam kalite adeta sihirli bir değnekti. Tek problem bu değneğin bir defa da olsa kurumumuza gelmesini sağlamak ve onun kuruma dokunmasını temin etmekti. Kurum tepeden tırnağa değişebilecekti. Bu durumun mümkün olmadığı, “kalite”nin fiziki tedbirler ...
Akın Arslan, 18 Mayıs 2008Kalite Yolculuğu ve Sürekli İyileştirme
Yaşadığımız yüzyıl yönetim otoriteleri tarafından şimdiden “Bilgi Çağı” olarak nitelendirilmeye başlamıştır. Sağlıklı işleyen tüm sistemler, hem kendi içlerinde hem de dış dünya ile açık bir bilgi değiş tokuşu içindedirler. Tüm değişimlerin kaynağı bilgi, farkı yaratan güç ise onu kullanan insandır. Bilgiyi nasıl topladığımız, nasıl ders çıkardığımız ve bilgiye dayanarak nasıl harekete geçtiğimiz başarıyı etkileyecektir. ...
Akın Arslan, 18 Mayıs 2008Kalitesizlik ve Sorgulanan Kalite...
İkinci Dünya Savaşından mağlup çıkan, azmi ve hayalleri dışında hiçbir şeyi kalmayan Japonya'nın, hızla bir ekonomi devi haline gelerek bütün dünyaya; "ben buradayım, dimdik, eskisinden de daha güçlü olarak ayaktayım" demesinin arkasındaki gerçeği batının algılaması uzun yıllar almıştır. Japonya, kalite ile özgün kültürünü birleştirerek çıktığı mükemmellik yolculuğunda olağanüstü sonuçlar elde etmiştir. ...
Akın Arslan, 18 Mayıs 2008Kaliteyi Anlamak Üzerine...
Kaliteyi yeterince iyi anlayamamızın maliyeti, sözde kalite gösterileri için katlandığımız maliyetlerden çok daha yüksektir. Kaliteyi anlamak, “Toplam Kalite” felsefesinin telaffuz edilmeye başlanmasından çok daha önceleri de “kalite”nin varolduğu gerçeğini kabul etmekle başlar. Kalite, insanla beraber anlam kazanan kavramsal bir bütünlüğe sahiptir. ...
Akın Arslan, 18 Ocak 2008Değişim Toplumunda Yeni Paradigma : Her Şikayet Bir Armağandır
Şikayet, kelime anlamı ile bakılırsa sunulan mal ve hizmete yönelik kullanıcıların memnuniyetsizliğini ifade eder. Bu açıdan ilk duyulduğunda zihinlerde güzel şeyler çağrıştırmaz; antipatik bir kavramdır, hem üretici hem de müşteri için hiçbir zaman yaşanmak istenmeyen bir sürecin zorunlu başlangıcıdır. Şikayet edilmek kötüdür de "şikayet etmek" çok mu güzeldir?!...
Akın Arslan, 18 Ocak 2008Kaliteli Bir Yönetim İçin Yeniden Düşünmek
Değişim yönetimi konusunda verdiğim seminer ve konferanslarda kullanmaktan büyük keyif aldığım, neredeyse verdiğim eğitimler kadar özdeşleşmiş, farkı yaratmanın nasıl olabileceğini oldukça çarpıcı bir şekilde ortaya koyan çok güzel bir söz var:
Albert Einstein’e ait olan bu söz ...
Akın Arslan, 18 Mayıs 2008Türkiye'de Yaygın Olarak Görülen Yönetici Özellikleri
- Bireysel popülariteyi, grup popülaritesinin önünde tutarlar.
- “Ben, ben, yine ben” kavramı ön plandadır.
- Yeni bir göreve başladıklarında “enkaz devralma” psikolojisi içindedirler. Onlardan önce sanki hiçbir şey yapılmamıştır.
- “Bilmiyorum, yeterli bilgi sahibi değilim”, demeye utanırlar.
- Babacandırlar-çalışanlara kol kanat ...











